Sanatla Psikolojik Danışmanlık


İnsanların tüm yaşam süreci ruhsal ve fiziksel dengelerini tehdit eden intrapsişik veya çevresel zorlamalarla doludur. Bu yüzden yaşamın en önemli gösterilerinden birisi insanın kendisini tehdit eden yıkıcı güçlere rağmen olumlu bir biçimde varlığını uzatmak ve geliştirmek çabasıdır. Bu durumda yaratıcılık insan olmamızdan kaynaklanan ölüme karşı direnişimizin temel ihtiyaçlarından birisini ifade eder.

Yaşamın doğal gidişi içinde insanın dinamik dengelerinde ortaya çıkan kararsızlıklar, çatışmalar ve dengesizlikler sık karşılaşılan durumlardır. Çünkü büyük bir karmaşa içinde olan dünyanın gerek global gerek kişiler arası problemlerinin doğrudan yansıyacağı nesneler insanlardır. İnsan çokluk içinde bütün olandır, yaşam değişik organların ve değişik psişik katmanların bir bütünlük içinde çalışmasıyla sürüp gider ve bu harmoni ve homeostatik denge oldukça hassas özelliktedir. Bu karmaşık parçalar ve etkileşimlerden oluşan dinamik dengenin içsel ya da dışsal bir etkenle bozulmaya yüz tutması, birliğe-bütünlüğe ulaşma ve bunu sürdürme gayretinin bir diğer yansıması olan sanat ürününün üretilme sürecini aktive eder. Ancak bu sürecin başlangıcında da bir yaratılma olduğunu unutmamak gerekir. Bu durumda yaratıcılığın insanla birlikte başladığı ve uygarlık tarihi boyunca sürdüğü apaçıktır. O halde yaratıcılık her bir bireyle birlikte başlamaz, ondan öncekilerin uzantısıdır. İnsanlık tarihi boyunca, insanların özgür yaratımlarının bileşkesi kolektif bilinç ve bilinçaltı ile gelecek nesillere aktarılmış ve her nesil kendi üretimlerini insanlık mirasına katmıştır.

Sanat bazı düşüncelerin, amaçların, durumların ya da olayların beceri ve düş gücü kullanılarak ifade edilmesine ya da başkalarına iletilmesine yönelik insan etkinliğidir. Bu nedenle sanat bir birliğe- bütünlüğe ulaşma çabası olduğuna ve yaratılan sanat ürünü ikincil narsisistik ödüllendirmeyi somut olarak gerçekleştirmemize hizmet eden uygun ve somut bir çare olduğuna göre bu birlik ve bütünlüğü sağlamayı ve egoyu güçlendirmeyi amaçlayan psikiyatrik tedavilerde kullanım alanının bulunması son derece doğaldır.

O halde sanatsal ürünler ile çalışmak bize bir çok katkıda bulunabilir. Bunlardan bir kaçı; karşılıklı ilişkiyi kolaylaştırmak, bilinçaltı materyalin bilinç düzeyine çıkmasına yardımcı olmak, yaratılan estetik ürün ile narsistik ödüllendirme sağlanır ve bu yolla ego gücüne katkıda bulunmak şeklinde özetlenebilir. Bu sebeplerledir ki psikopatalojik sanat ve art terapi çalışmaları, sanatın bütün dallarını içine almak kaydıyla çok uzun sürelerdir uygulana gelmektedir. Gerek bireysel gerek grup psikoterapilerinde kullanımları ve güçleri giderek artmaktadır.

Sanatla Terapi, resimle, müzikle, dans, sinemayla…her tür sanat malzemesiyle yapılabilir.

SANAT, soyut bir kavramdır. Tıpkı bilinçaltına girmek gibi…Psikoterapide kullanılan yöntemler sadece dile dayanıyorsa imgeler, çağrışımlar zordur. Eylem içeren yöntemler çağrışım, yaşantı ve duyguların ortaya çıkmasını hızlandırır.